Basın
Basında Limak
2014
KASAMIZA PARA GİRMEZ ÇIKAR

KASAMIZA PARA GİRMEZ ÇIKAR

Hürriyet / 21.11.2014
Limak Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Özdemir 3. Havalimanı ile ilgili iddiaları yanıtladı

“Yeri yanlış. Zemini sorunlu. Yer teslimi hala yapılmadı. Kot farkı nedeniyel 2 milyar Euro’luk hafriyat maliyeti şirketlerin kasasına kalacak.” İstanbul’un 150 milyon yolcu kapasiteli üçüncü havalimanı projesi için bir süredir gündemden düşmeyen bu iddialara projeyi bizzat yürüten isimlerden biri olan Limak Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Özdemir yanıt verdi: “Zemin etüdü sondajları yeni başladı. Hafriyat bayağı artacak. Ama bu artış bizim maliyetimizi de arttıracak. Kasamıza 2 milyar Euro girmeyeceği gibi artan maliyeti de biz karşılayacağız. Bu hesapları nasıl yapıyorlar anlamıyorum. Biz bunlara rağmen ilk fazı 29 Ekim 2017’de teslim edeceğiz.”

DÜNYA BEKLİYOR
Priştine Havalimanı’nın 2010’dan beri işletmeciliğini yapan Limak Yatırım, Priştine Üniversitesi ile bir sosyal sorumluluk projesi başlattı. Biz de bu proje için Ebru Özdemir’in davetiyle Kosova’ya günübirlik bir seyahat gerçekleştirdik. Seyahat dönüşü yaptığımız sohbette ise son dönemin en merak edilen konusu Üçüncü Havalimanı Projesi’nden, Sabiha Gökçen’in Malezyalılara satışına kadar çeşitli konularda konuştuk. Israrlı sorularımız üçüncü havalimanına yönelikti. Havaalanı inşası ve işletme ihalesini geçen mayıs ayında 22 milyar 152 milyon Euro bedelle Limak, Kolin, Cengiz, Mapa, Kalyon ortak girişim grubu almıştı. Ancak projenin hala başlamamış olması çeşitli iddiaları gündeme getirmişti. Özdemir, “Bütün dünya bu projeyi bekliyor. İstanbul’da 150 milyon kapasiteli havaalanı inşaa edilecek başka arsa yok “sözleriyle başladı.

Türiye’nin Sabiha Gökçen ve Atatürk Havalimanı’nda kapasitesinin dolduğunu ve üçüncü havalimanınan ihtiyacın arttığını anlatan Özdemir, süreci şöyle anlattı: “Şu anda zemin araştırmalarımıza başladık. Burada mühendislik de bize ait. Sondajın en fazla üç ayda bitmesini bekliyoruz. 90 milyon yolcu, üç yıl olarak belirlenen ilk fazı söz verdiğimiz tarihte bitireceğiz. Şimdi hafriyat üzerine çalışıyoruz. Bütün bu eleştirileri dedikodu olarak düşünüyoruz. Zemine uygun olmadan yapılan tek yer burası değil ki. İnşaat mühendisliği çok gelişti. Tartışmalar biraz ön yargılı.”

Ebru Özdemir, önceki gün tekrar gündeme gelen ve CHP’li Aykurt Erdoğdu’nun Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan’a yönelttiği soruları ise şöyle yanıtladı.

- Kot 30 metre düşürüldü mü? 2 milyar Euro şirketlerin kasasına akatarıldığı doğru mu?
Zemin sondaji yapılıyor. Kot düşürüldü iddasını neye dayanarak yapıyorlar bilmiyorum. Kaynak aktarılması ise mümkün değil.

- Hafriyat miktarı değişti mi? Bundan kazan sağlandı mı?
Çalışmalar hafriyatın bayağı artacağını gösteriyor. Artınca maliyet artacak. Bu maliyeti de biz karşılayacağız. Çünkü sondaj devam ediyor.

- Yer teslimi yapıldı mı?
Yapılmadı çünkü dediğim gibi daha sondaj çalışmaları sürüyor.

- Finasmana develt garantisi verildi mi?
Hazine garantisi yok. Devlet Hava Meydanları İşletmesi borç üstlenimi sunuyor. Borç üstlenimi garanti değil. DHMİ bir KİT’tir kendi sermayesi vardır, en çok vergi verenler listesindedir.

- Hazine müteahhitlere 700 milyon Euro’luk köprü kredisi için taahhütte bulunmuş mudur?
Köprü kredisi yatık. 700 değil 750 milyon Euro. Ortaklar olarak aldık. Ancak bu kredinin de hiçbir devlet garantisi yok. Borç olarak kasamıza girdi.

Malezyalılar Rekabet Kurulu’nu bekliyor
Özdemir, Sabiha Gökçen’deki yüzde 40’lık hisseyi Malezyalılara satışıyla ilgili şunları söyledi: “Şu anda Rekabet Kurulu’nda, Savunma Sanayi Müsteşarlığı’na ve EPDK’da izin süreci başladı. Yıl sonunda bitirmeyi hedefliyoruz. Aldığımız kaynağı yeni yatırımlarda kullanacağız. 7 milyar aseti olan bir grubuz. Kuveyt’in havaalın için en iyi teklifi verdik. Fildişi’nde çimento öğütme tesisi açıyoruz. Mozambik’e bakıyoruz.”

ÇED raporunda Ekvator prensibi
Ebru Özdemir, ÇED raporlarını Ekvator prensiplerine göre hazırladıklarını söylerken, “kaç ağaç kesilecek belli mi” sorusuna şu yanıtı verdi: “ÇED raporunda bu gibi soruların cevabı ortaya çıkacak. Şu anda o florada yaşayan bitkiler buluyoruz ama hemen başka yere taşıyoruz. Kesimi minimumda tutmak istiyoruz."