Basın
Basında Limak
2012
Limak Grubu 4.3 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı, Yunanistan’daki şirketler ’Bizi alın’ diye kapısında.

Limak Grubu 4.3 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı, Yunanistan’daki şirketler ’Bizi alın’ diye kapısında.

Dünya / 05.06.2012
Biz fırsat avcısıyız Limak Grubu’nun yatırım modelini bölgeye yayacağız 

Sabiha Gökçen ve İskenderun Limanı ile Türkiye’de önemli bir büyüklüğe ulaşan Limak, gözünü bölgesel bir güç olmaya dikti. Türkiye’deki yeni fırsatları es geçmiyor ancak aynı zamanda Katar’dan Suudi Arabistan’a, Nijerya’dan Makedonya’ya pek çok yerde ihale ve proje peşinde... Limak Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Özdemir, grubun kapısının sürekli yabancı fonlar tarafından çalındığını söylüyor. 

Limak Grubu, 4 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı, şimdi yatırım modelini tüm bölge ülkelerine yaymak için yurtdışında ihale ve proje peşinde. "Biz fırsat avcısıyız" diyor Ebru Özdemir. Grubu ’Türkiye’nin makrosuna yatırım yapan bir yapımız var" diyerek özetliyor. 

Limak’ın kapısı sürekli yabancı fonlar tarafından çalınıyor, ortaklık teklifleri geliyor. "Biz de bakıyoruz, gelen teklifleri değerlendiriyoruz. Çok talep var. Bir yandan iş yapıyoruz bir yandan bu fonların taleplerini inceliyoruz" diyor Özdemir. Geçen yıl hem organik hem de satın almalarla büyüdüklerini anlatıyor. Net konsolide rakamlar henüz çıkmamış ama tahmini minimum yüzde 20’lik bir büyümeye imza atıldığı yönünde. 

"Biz fırsat avcısıyız. Büyük bir rekabet var global arenada.

Her şeyi takip etmek, fırsat yaratmak, kendimizi farklılaştırmak zorundayız" diyor Ebru Özdemir. Yatırımcı modellerini bölgeye taşıyacaklarını anlatıyor. "Priştina ile başladık, Makedonya’da bir projeye bakıyoruz. Bu bölgeye çok inanıyoruz, ciddi bir potansiyel var. Katar, Suudi Arabistan... Hedefimiz bölgede altyapı ve enerji lideri olmak. Bu işleri öğrendik, şimdi başka yerlerde yapmak lazım. Tek limanda kalmayız, yeni yatırımlar için fırsat peşindeyiz" diyor. 

BUGÜN BİZDEN ÇİMENTO İSTEYİN, YOK SABİHA GÖKÇEN’DEN TÜM UÇAKLAR DOLU
Pek çok alanda makro yapının tam merkezinde Limak, Türkiye’de herhangi bir yavaşlama emaresi var mı? "Türkiye’de, özellikle Anadolu’da özel sektörün çok dinamik olduğuna inanıyoruz. Türkiye bölgenin yükselen yıldızı ve böyle olmaya da devam edecek. İki bölgede elektrik dağıtımı yapıyoruz: Bursa-Yalova-Çanakkale-Balıkesirve Sivas-Yozgat-Tokat Bölgesi’nde... Elektrik üretiyoruz, Güneydoğu’da birçok üretim tesisimiz var. 627 megavat’a ulaştık. 3 yıl sonunda 1000 megavvat’a çıkacağız. Elektrik üretiminden tüketimi takip edebiliyoruz. Çimento fabrikalarımızdan inşaatı takip edebiliyoruz. Bizim çimento fabrikalarımızda sıfır çimento var. 11 fabrikamızla, Türkiye’nin 3’üncü üreticisiyiz. Batı’da isteyin bizden çimento yok, Doğu’da yok. İlk üç ay mevsim çok sert geçti, hiç satış yapamadık. Şimdi onları kompanse ettiğimiz gibi elimizde mal kalmadı. Turizmde 4 otelimiz var, hepsi full. Sabiha Gökçen Havalimanı, tüm uçaklar dolu, daha çok uçak istiyoruz. İskenderun Limanı’ndan Irak’a ciddi bir yük taşıyoruz." 

AVRUPA’DAN FİNANSMAN ZORLU PROJE SAYILARI GİDEREK AZALACAK
Peki finansman tarafında neler yaşanıyor? Özdemir, yaşananları anlatırken özellikle çimentoda nasıl bir canlılık yaşandığının da ipuçlarını veriyor: "Biz en son İskenderun Limanı’nın finansmanını kapattık 30 Aralık’ta, 425 milyon dolar. Fakat geçen yılın ikinci yansı gerçekten çok zordu finansman açısından. Türkiye’de sendikasyon kredileri Avrupa’dan yapılıyor. Bu sene daha da daralma olacağını bekliyorum. Proje finansmanında kullandığımız krediler ya çok pahalı ya da çok az. Dolayısıyla daralma olacağını bekliyorum. Proje sayılarında bu süreçte azalma olacağını düşünüyorum. Uzun vadeli kredilerin faizlerinde problem var. Ama bu her yerde var. Yunanistan’ın en büyük çimento üreticisiyle beraberdim geçenlerde, kapasitelerinin yüzde 70’i kullanılmıyormuş. 11 milyon ton kapasitenin 3 milyonu satılıyormuş. Yani orada işler durmuş vaziyette, bizde ise tam kapasite ile çalışıyoruz, elimizde mal yok." 

Ebru Özdemir ekonomideki gidişattan çok umutlu, Türkiye’nin notunun ’cari açık’ öne sürülerek düşürülmesini kabul etmiyor. IMF Başkanı’nın Türkiye ziyaretinde kendisine de bunu iletmiş: "IMF Başkanı’na bizzat söyledim: Sürekli cari açık deniyor ama Türkiye sürekli cari açığını finanse edilebiliyor, finanse edilebilen bir cari açığın sorun yaratmayacağını, Türkiye’nin cari açığını finanse edebildiğini yıllardır gösterdiğini düşünüyorum." Suriye pazarının kapanmasının bir sorun olduğunu ancak İskenderun Limanı’ndan Irak’a çok ciddi ihracat yapıldığını anlatıyor. Limak, Arap Baharı sonrası Mısır’daki ilk ihaleyi almış. "Arap Baharı’ndan önce ön yeterliliği almıştık, acaba ne olacak derken, ben şahsen ümidi kesmişken yeni yönetim ihaleyi bize verdi. Libya’ya ilk ihracatı para kasası ihraç edilmiş, ihracat yapan yine Türk firmaları. Yani işler devam ediyor. Cari açık nedeniyle not düşürmek artık bence adil değil. Biz Türkiye’ye inanıyoruz" diyor. 

ORTAKLIK ÇOK FAYDALI, HEM RİSK PAYLAŞIMI HEM OTO KONTROL GETİRİYOR, ÖNERİYORUZ
Limak çok sayıda yerli ve yabancı ortakla birlikte iş yapıyor. Şirket kültürü ortaklığa çok yakın, ortaklığı hızlı büyümede itici güç olarak kullanıyor. "Çok fazla ortağımız var. Şirket prensibi olarak edindik bunu. Demiryolunda 4 ortağız, elektrik dağıtımda 3, enerjide çoklu ortaklığımız var, Priştina’da Fransızlarla ortağız, İskenderun Limanı’na çok uluslu bir altyapı fonunu yüzde 20 ortak aldık. Ortaklık çok faydalı, hem risk paylaşımı hem oto kontrol getiriyor. Yabancıların farklı yaklaşımlarını görüyoruz. Herkese de ortaklık yapmayı öneriyoruz. Türklerin de artık kolektif işler yapması lazım." Ortaklıklar, belirli büyüklüklere ulaşmayı, böylece büyük projeleri almayı kolaylaştırıyor. Bugünün global rekabet ortamında bu çok önemli... "Limak Yatırım’ı oluşturma sebebimiz buydu, belirli bir büyüklük sağlamak için. Limak Yatırım’da 2 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştık. İnşaat ve çimentoyu eklersek 4 milyar dolann üzerinde bir büyüklük söz konusu. İnşaat yüzde 50’sini sağlıyor ama enerjide tüm yatırımlarımız devreye girince bu yer değiştirecek. Biz Türkiye’nin makrosuna yatırım yapıyoruz ve bundan sonraki hedefimiz bu şirketi bölgesel bir güç yapmak." 

Limak nerede hangi projenin peşinde?Pristina Havalimanı’nı aldık. Aynı Sabiha Gökçen modeli ile yapıp isleteceğiz. Mısır’ın terminal inşaatını aldık. 400 milyon dolarlık bir proje bu. Medine’ye teklif vermiştik, onu kaybettik. Ruanda’da bir havalimanı projesine yeni teklif verdik. Takip ediyoruz.Makedonya’da bir projeye bakıyoruz.Ruanda’ya gidiyoruz, bir sürü Türk şirketi var. Bir Çinliler var bir de biz. Ruanda’da tek çimento fabrikası var ve çok pahalı çimento, 270 dolar...Gürcistan’da bir elektrik santrali yapma planımız var. Hem Türkiye’ye satma imkanı var. Fizibilitesi üzerinde çalışıyoruz. Finansman bakıyoruz.Pakistan’da rüzgar santrali yapmak için Norveçlilerle anlaştık, inanılmaz teşvik var. Karaçi’de bir sürü yere elektrik verilmiyor, iki garanti var. Norveçlilerle 50 megawat yapacağız.Suudi Arabistan’da iki boru hattı yapıyoruz. Bir tane yeni projeye teklif verdikBu yıl hızlı büyüyüp sonra küçülen ülkeler arasından sıyrılabiliriz
Ebru Özdemir bu yıl Türkiye’nin büyümesinin Avrupa’daki krize rağmen yüzde 4’ü bulacağını düşünüyor. "Ben artık Türkiye’nin büyük bir kriz yasayacağını düşünmüyorum" diyen Özdemir, Türkiye’nin yüzde 4’lük büyümeyi yakalamasının önemli bir trend değişikliği yaratarak neden ekstra bir güven vereceğini söyle anlatıyor: "Eskiden Türkiye Brezilya gibiydi, bir yüzde 8 büyürdü ertesi sene küçülürdü. Ama artık öyle değil. Kötü gelişmekte olan pazarlar öyle oluyor; bir yıl yüzde 15 büyüyor ertesi yıl yüzde 10 küçülüyor, elde hiçbir sey kalmıyor, her kez çok kötü hırpalanıyor. Şimdi bu yıl yüzde 4 büyürsek, çılgın büyüyen sonra küçülen o ülkeler arasından sıyrılacağız.’ 

Halka arzı erteledik, umarım Yunanistan Drahmi’ye geçmez
"Halka arz projemiz vardı gecen yıl. Biz onu ileriye attık. 2012 daha dengeli gidiyor. Umarım Yunanistan Drahmi’ye geçmez de bu denge bozulmaz. Yunanistan bir domino efekti yaratabilir. Finansal dünya çok fazla tahmine dayanıyor. Bir anda moral bozukluğu birden çok ciddi bir kötümserlik getirebiliyor. Sonra ’Bir dakika ya niye bu kadar moralimiz bozuldu, işler o kadar da kötü değil’ deniyor. Eskiden bu aylar bazında olurdu şimdi günlerle değişiyor. Halka arza şimdi bakıyoruz. Bizim varlıklarımız cok kıymetli, en iyi zamanda yapmak istiyoruz." 

İç hatta başabaş noktada, THY’nin dıs hat uçaklarını istiyor
Ebru Özdemir, işlettikleri Sabiha Gökçen’de zamanında kalkma oranının yüzde 92 olduğunun altını çiziyor. Havalimanına ulaşımın Marmaray ve metronun erişimi ile iki yıl içinde çok rahatlayacağını anlatıyor. Yolcu başına ücret aldıklarını, iç hatlarda sadece giden yolcudan 3 euro, dış hatlarda ise 15 euro gelirleri olduğunu belirtiyor. "Bizim gelirimiz yolcu sayısı artınca artıyor" diyor Özdemir ve iç hatta başabaş noktada olduklarını, amaçlarının dış hat yolcu sayısını artırmak olduğunu anlatıyor. Özdemir, rötar sıkıntısı yasayan THY’nin dış hat uçaklarını istiyor: "THY’nin stratejisi, Atatürk Havalimanı’nı hub haline getirmek. Biz diyoruz ki yarımşar saat arayla iki Londra uçağı var, bunlardan biri Sabiha Gökçen’e kaydırılabilir. Orası büyük hub, burası mini hub olabilir. THY’nin hem Sabiha Gökçen’den kalkan iç hat uçağı var, hem de Anadolu yakasında böyle bir talep var." 

Yunanistan’daki şirketlerden ’Bizi satın alır mısınız?’ diye inanılmaz teklifler geliyor
Ebru Özdemir, Yunanistan’dan pek çok alandan şirketlerin kendilerine gelerek, ’bizi satın alır mısınız’ teklifinde bulunduğunu anlatıyor: "Yunanistan’dan bize ’şirketimizi alır mısınız’ diye inanılmaz teklifler geliyor, üretim tesisi, enerji tesisi, liman... Ama Yunanistan’da özellikle verimlilikle, çalışanlarla ilgili düzeltmelerin kolay yapılabileceğini düşünmüyorum. Yunanistan’da iş dünyasını cok pesimist görüyorum." 

Elektrikte arz arttı fiyat ucuzlayacak
"Nisana kadar ilk 4 ayda gecen yıla göre elektrik tüketimi yüzde 2, üretim yüzde 2.4 arttı. Yeni yatırımların hayata geçmesiyle arz artıyor. Elektrik fiyatlarında düşüş bekliyoruz. Çok ciddi büyüklükte santral devreye giriyor."