Basın
Basında Limak
2009
Limak’a 350 milyon dolarlık kredi

Limak’a 350 milyon dolarlık kredi

Hürses / 02.09.2009
Limak Holding Başkanı Özdemir, 466 milyon dolarlık yatırımla kurulacak Alkumru Barajı ve Hiroelektrik Santralinin Siirt ve bölge ekonomisine 3 yıllık inşaat süresince 50 milyon dolarlık bir değer sağlayacağını söyledi Limak Holding Yönetim Kurulu Başkam Nihat Özdemir, 466 milyon dolarlık yatırımla kurulacak Alkumru Barajı ve Hiroelektrik Santralinin Siirt ve bölge ekonomisine 3 yıllık inşaat süresince 50 milyon dolarlık bir değer sağlayacağını bildirdi. Özdemir, İş Bankası ve Yapı Kredi’den sağlanan 350 milyon dolarlık kredinin imzalandığı basın toplantısında, 267 megavatlık kurulu güce sahip projenin tamamlanmasıyla yaklaşık 1 milyar kilovatsaatlik elektrik üretiminin gerçekleştirileceğini, bu miktarın da Siirt’in tüm ilçe ve köyleriyle tükettiği enerjinin 5 misli olduğunu söyledi.

Dicle’nin kolu olan Botan Çayı üzerindeki projenin inşaatına 2008 yılı başında başladıklarını belirten Özdemir, elektromekanik teçhizat işini Avusturyalı Andritz Hydro’dan temin ettiklerini, 2009 Kasımı’nda da teçhizatın montaj çalışmalarına başlayacaklarını kaydetti. Projeyi 3 yıl gibi "çok kısa bir sürede" tamamlayarak, ilk enerji üretimini 2010 Aralık ayında gerçekleştireceklerini, tüm yatırımın ise 2011 yılının Mayıs ayında tamamlanacağını ifade eden Özdemir, Alkumru Barajı’nın Ilısu Barajı’nın üçte biri büyüklüğünde olduğunu, bu yapım hızının da "Türkiye’nin tarihinde en hızlı yapım hızı rekoru" olacağını vurguladı, inşaat döneminde 2 bin kişiye doğrudan 10 bin kişiye de dolaylı istihdam sağlayan tesisin isletme döneminde de bölge halkına istihdam sağlamaya devam edeceğini belirten Özdemir, "466 milyon dolarlık bu yatırımın Siirt ve bölge ekonomisine 3 yıllık inşaat süresince bölgeden temin edilen mal ve hizmetlerle yaklaşık 50 milyon dolarlık bir değer sağlayacaktır. Projenin tamamlanmasıyla üretilecek enerji ülkemizin özellikle bu alanda yakaladığı ivmeye hız kazandıracak, enerji açığının kapatılmasına katkı sağlayacaktır" dedi.

Limak Grubu’nun işletmede olan 3 santralinin yanı sıra 9 projede de yatırım faaliyetlerini sürdürdüklerini anlatan İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince de projenin 2010 sonunda enerji üretmeye başlayacağını ve şu anda bir bölümünün yapılmış olduğunu, bu sebeple imza töreninin gecikmiş bir tören olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: "Bu nedenle İş Bankası adına bir eksiğimiz olduysa kredilendirilen firmadan özür diliyorum. (Bu barajla ilgili yatırımlar ne zaman başladı?), (Burada niye geciktiniz?) demeyiniz, önemli olan şu; ne zaman başlandığı. Anlaşıldığı kadarıyla Enerji Bakanlığımız ve Limak firması zaten bu projeye çok çok önceden başlamışlar ancak biz bankalar bu işe tam kriz döneminde dahil olduk. Bu kredinin İş Bankası ile görüşülmesi bir önceki yılın ikinci yarısında olmuştur. Tam her şeyin kavrulduğu, (Türkiye’de ne olacak acaba?), (Bankacılık sektörü ne yapacak?), (Yatırımlar sürecek mi?) dendiği zaman başlamıştır."

Yapı Kredi Bankası Genel Müdürü Faik Açıkalın ise projenin sadece Güneydoğu Anadolu bölgesinin enerji arzına değil sosyal ve ekonomik gelişmesine de son derece ciddi katkıda bulunacağını belirtti. Açıkalın, "inşallah yağan yağmurlar o barajlara dolacak, memleketin refahına birikecek, dolarlar olarak geri dönecek" dedi.

TÜRKİYE, KRİZİ TEĞET GEÇTİYSE BUNUN EN BÜYÜK NEDENİ TÜRK BANKALARIDIR

Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir "Türkiye, krizi teğet olarak atlatmışsa bunun en büyük nedeni Türk bankalarıdır’’ dedi. Kredide 4 yıl ödemesiz dönemin baraj ve santralin inşaat dönemi olarak düşünülmesine rağmen, inşaatı 3 yıl gibi bir sürede bitirmeyi planladıkları için 9 yıllık bir ödeme süresinin söz konusu olacağını belirten Özdemir, şöyle devam etti: "Bugün dahi o kredi sarflarını bulmamız söz konusu değil. Bugün almadığımız için pişman değiliz, çok mutluyuz. Bugün alsaydık krediyi daha iyi şartlarda alamazdık. Biz bankaların huzuruna çıktığımızda cebimizden 50 milyon dolarlık yatırım yapmıştık. Eğer biz bugün Türk sanayicisi, İş adamı olarak, Türkiye olarak krizi teğet geçirmişsek bunun bir numaralı nedeni bankalarımızın ciddi olması, varlıklarını önemli derecede Türk özel sektörüne kaydırmasıdır...