Basın
Basında Limak
2015
’Devlet enerji nakil hatlarına yatırım yapmalı’

’Devlet enerji nakil hatlarına yatırım yapmalı’

Al Jazeera / 09.04.2015
Ortaklarıyla birlikte Türkiye’de elektrik dağıtım sisteminin üçte birini yöneten Limak Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, geçen hafta yaşanan büyük elektrik kesintisinden ders alınması gerektiğini söyledi. Özdemir’e göre, devletin trafo sahaları ve enerji nakil hatlarına yatırım yapması şart.

Türkiye’de geçtiğimiz hafta ülkenin bir bölümünde gerçekleşen elektrik kesintisi sistemin de sorgulanmasına yol açtı. Türkiye’de enerji sektöründe üretim, dağıtım ve perakende alanında faaliyet gösteren Limak Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir elektrik kesintisinden sonra herkesin ders çıkarması gerektiğini söyledi. İstanbul’da basınla sohbet
toplantısı yapan Özdemir, devletin yatırımını şart görüyor:

"Elektrik kesintilerinde dört unsur var. Bu TEİAŞ’tan (Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi) kaynaklanıyor olabilir. Planlı bakım-onarım çerçevesinde kesinti olabilir. Santral arızası kaynaklı kesintiler olabilir. Sistem eski, trafolar eski olduğu için kesintiler olabilir. Elektrik kesintileri ile ilgili basın toplantısında Enerji Bakanı’nın değindiği bir nokta vardı, kurulu güç 35bin MW’tan 70 bin MW’a çıktı acaba trafo sistemi buna ayak uydurabildi mi? Devlet yatırım yapmalı, bize de görev düşüyorsa devlet bizi yönlendirmeli ve biz onu yapmalıyız.”

Özdemir, devletin trafo sahaları, enerji nakil hatlarına yatırım yapması gerektiğini söyledi. Devlette ihale yapmanın zor olduğunu savunan Nihat Özdemir, hızlı ve çabuk ihale yapabilmesi için Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi’nin (TEİAŞ) ihale mevzuatı dışına alınması gerektiği düşüncesinde.

Tüketici şikayetleri
İstanbul Boğaziçi, Uludağ, Akdeniz, Çamlıbel bölgeleri ile elektrik dağıtımında ortakları Cengiz ve Kolin ile 11 şehirde, Türkiye’de sistemin üçte birini yöneten Limak Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı, artan tüketici şikayetleri ile ilgili olarak, “Şikayetlerin devletten az olduğuna inanıyorum. Devletten kat be kat iyi idare ediyoruz” dedi.

Özdemir, dört bölgede oluşacak sorunların önüne geçmek için de çalışma başlattıklarını, 2017’de entegre bilişim sistemine geçeceklerini anlattı:

“Sistemin şöyle faydaları olacak. Örneğin size her zaman 200 TL fatura geldi, 350 lira gelirse sistem ikaz edecek. Uzaktan sayaç okuma sistemine geçilecek. Sayaç okuma otomatik olacak, biri gelip sizin sayacınızı okuduğunda yanlış yazabilme riski var. Arızalar anında bildirilecek. Sorunların hakkından geleceğiz."

’Kayıp kaçak bedeli ile ilgili yargı kararlarına uyarız’
Nihat Özdemir, tüketicilerin elektrik faturalarındaki kayıp kaçak bedellerini geri almak için mahkemelere başvurabileceklerini hatırlattı.

Nihat Özdemir, mahkemelerde bu konuda karar alındıkça dağıtım şirketlerinin de gereğini yapacağını vurguladı: “Dağıtım şirketleri Türkiye’de yargı kararlarına uyuyorlar ve uyacaklar. Mahkemelerce karar alındıkça dağıtım şirketleri de gereğini yerine getirmektedir. Dağıtım şirketleri kayıp kaçaktan hedefleri kadar sorumlu. Özelleştirme öncesi her bölge için hedef kayıp kaçak oranları belirlendi. Dağıtım şirketlerinin sorumluluğu hedefi tutturmak. Kimse Yargıtay’ın söylediği gibi kayıp kaçak sıfır olacak ya da ne olursa olsun senin cebinden çıkacak demedi, bu normal çünkü teknik olarak mümkün değil. Şebekede asgari yüzde 7 kayıp var. Elektriği iletirken kaybolan enerji bu. Bunu Yargıtay bilmiyor mu? Karara bakarsanız biliyorlar ama diyor ki bu da dağıtım şirketinin sorumluluğu. Dünyada Türkiye dışında böyle bir uygulama olmadı, olmayacaktır da.”

Dağıtım şirketlerinin yargı kararları sonrasında yapacakları ödemeler için tariflerde böyle bir gelir, gider olmadığını vurgulayan Özdemir, bu konunun acilen çözülmesi gerektiğini söyledi.

’Türkiye’de enerji açığı yaşanacak’
Özdemir’e göre, nükleer santralin 2023’ten önce devreye alınması mümkün görünmüyor ve artacak büyüme hızıyla birlikte Türkiye 2017’de enerji açığı yaşayabilir.

“Türkiye’de şu anda 4000-5000 MW arz fazlası var ancak bu 2017’den sonra terse dönecek. Türkiye büyüyecek ve şu anda yeni bir üretim kapasitesinin devreye gireceği görülmüyor."

Dağıtım işinin kârlı olmadığını söyleyen Özdemir, "Özelleştirme idaresi bunları müthiş fiyatlara sattı" dedi. Özdemir, Özelleştirme şartnamelerinin yabancıları tatmin etmediğini de savundu "İhale şartnameleri dahil olmak üzere daima tek taraflı hazırlanıyor. Uluslararası sisteme uymuyor. Özelleştirmelerde yabancıların işin içinde olmasında fayda var."

’3.Havalimanı 29 Ekim 2017’de hazır, kredi Mayıs sonu tamam’
Üçüncü havalimanıyla ilgili gelişmeleri de gazetecilerle paylaşan Nihat Özdemir, takvimde sarkma olmadığını ifade etti. Özdemir, 29 Ekim 2017’de ilk uçağın 3. Havalimanı’na ineceğini söyledi. Özdemir, 100 milyon kapasite ile açılacak havalimanının oteller, dükkanlar ile bir yaşam merkezi olacağını hatırlattı. Projenin maliyetinin toplam 10.5 milyar euro olacağını belirten Özdemir, finansmanla ilgili 4,5 milyar euroluk ilk etap kredinin Mayıs ayında tamamlanacağını söyledi.

Üçüncü havalimanı İstanbul’da Karadeniz’in Avrupa yakasındaki Yeniköy ile Akpınar köyleri arasında birbirinden bağımsız altı pistli olarak inşa edilecek. İhaleyi 3 Mayıs 2013’de 22 milyar 152 milyon euroluk teklif ile Cengiz-Kolin-Limak-Kalyon-Mapa  OGG (Ortak Girişim Grubu) kazandı. Projenin temeli 7 Haziran 2014 tarihinde atıldı.