Basın
Basında Limak
2006
Holdinglerin Son Gözdesi Enerji

Holdinglerin Son Gözdesi Enerji

Business Week Türkiye / 13.11.2006
İnşaat ve turizmin ardından gruplar gözünü hidroelektrik ağırlıklı enerji üretimine dikti.
Temmuz ayının en sıcak günlerinde akşam saatlerinde her şey geçici bir elektrik kesintisi ile başlamıştı. Ancak, saatlerce süren ve Türkiye?nin batı kıyılarını karanlıkta bırakan bu kesintinin sıradan olmadığı bir süre sonra anlaşıldı. Bir şirketin şalter indirmesiyle Marmara Bölgesi?nin güneyi ile tüm Ege?yi karartan bu kesinti aslında Türkiye?nin yakın gelecekte karşılaşacağı en önemli tehlikelerden biri olan enerji açığı konusunda önemli ipuçları veriyordu. Bu elektrik kesintileri Türkiye?nin önümüzdeki beş yıl içinde karşılaşması muhtemel enerji açığına dikkat çekmesi bakımından bir miladı işaret ediyor. Uzmanların işaret ettiği enerji açığı yatırımlarına yeni yön arayan şirketlerin de rotasını bu alana çevirmelerine neden oldu. Bu yıl içinde yapılması beklenen ancak hala takvimi belirlenmeyen 21 bölgedeki elektrik dağıtım ihaleleri, hem yerli, hem de yabancı şirketlerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Ancak yerli şirketler dağıtımdan çok üretim ihaleleriyle ilgileniyor.
Son dönemde inşaat, turizm ve altyapı alanlarında faaliyet gösteren şirketler enerji üretim ihalelerine talip oluyor. Limak Holding ve IC Holding gibi son 4-5 yılda enerji alanında yatırımlarına başlayan şirketlerin yanında Özaltın Şirketler Grubu, İçkale Şirketler Grubu, Global Holding, Cengiz İnşaat, MNG gibi inşaat ve turizm alanında yatırımları bulunan gruplar da enerji yatırımlarına talip oluyor. Bunun yanında inşaat sektörü dışında Sadettin Saran?ın sahibi olduğu Saran Grubu gibi medya ve savunma sanayinde iş yapan gruplar da enerji alanıyla ilgili. İnşaat sektöründen gelen grupların enerjide en çok ilgi duydukları alanların başında ise hidroelektrik santralleri geliyor. Bunun yanında doğalgaz dağılımı da ilgilerini çekiyor.

İnşaat?tan Turizm’e Turizm’den Enerji’ye
Son dönemlerde enerjiye giren grupların faaliyet alanlarına bakıldığında yüksek oranda bir bölümünün inşaat kökenli müteahhitlik şirketleri oldukları ve turizm alanında da yatırımlara sahip oldukları dikkat çekiyor. Limak Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Özdemir, bu durumun bir tesadüf olmadığını düşünüyor. Özdemir, ?Bu bir rastlantı değil. Çünkü inşaat sektöründe sahip olunan deneyim, hem turizm hem de enerji sektörü için ciddi bir know how?ı beraberinde getiriyor? diyor. Bu holdinglerin turizm gibi bir ortak paydada buluşmalarının nedeni de turizm arazilerinin tahsisi sürecinde bu yatırımların ciddi inşaat yatırımları gerektirmesinden kaynaklanıyor. Bu nedenle 90?lı yıllar inşaat firmalarının turizme girdiği yıllar olmuştu. 2000?li yıllara gelindiğinde ise bu holdingler enerji sektörünü de açılımlarına ekledi. Özdemir, bu şirketlerin turizm sektöründeki konumlandırmalarını tamamladıklarını ve doyuma ulaşmış bir sektörden büyümekte olan bir sektöre yönelmelerinin de doğal bir süreç olduğunu belirtiyor.
Holdinglerin enerji alanında üretime yönelmelerinin nedeni enerji ithalatının artık tüketimi karşılayamamasından kaynaklanıyor. Bu nedenle arzın talebi karşılamaması ve makasın giderek açılması özel sektör şirketleri açısından karlı bir alanın doğmakta olduğuna işaret ediyor. Global Yatırım Holding Yönetmen ve İş Geliştirme Sorumlusu Atay Arpacıoğulları, yakın dönemde tehlikeli seviyelere çıkması beklenen enerji açığı ve önümüzdeki beş seneden sonra elektrik dağıtım sektörünün tam rekabete açılmasıyla elektrik üretiminin stratejik bir öneme sahip olacağını kaydediyor. Güney Bölgelerinde bir hidroelektrik santrali kurmak için görüşmelere başladıklarını belirten Arpacıoğlulları, Global?in orta ve uzun dönemdeki hedefini, ?Enerji üretiminde kaynak çeşitliliğine gidip bir üretim tesisi portföyü oluşturmak ve ortaya çıkabilecek fiyat dalgalanmalarına karşı riski en alt seviyeye indirmek? olarak açıklıyor.

Hidroelektrik Gözde
1998 yılından beri enerji işinde olan IC Holding mevcut iki hidroelektrik santraline Karadeniz Bölgesi?nde yenilerini eklemeyi hedefliyor. IC Holding Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Çeçen, hükümetin belirlediği yerli kaynakların daha fazla devreye alınması politikasının şirketlerin bu alana yönelmelerinde önemli bir neden olduğunu düşünüyor. Enerji talebinin hızla arttığının da altını çizen Çeçen, bu talebin ithal kaynalardan karşılanmasının çok büyük maliyet olduğunu belirtiyor.
MNG de enerji sektörüne bu yıl içinde Kırıkkkale, Tokat ve Antalya?da aldığı üç hidroelektik santralle girdi. Grup, bu üç santralle 580 milyon kwh elektrik enerjisi üretecek. Ancak MNG Holding yetkilileri enerji sektörü ile ilgili sorularımıza cevap vermekten kaçınıyor.
İnşaat, turizm ve seracılık alanında yatırımları bulunan Özaltın Grubu da son dönemde enerji alanına açılmayı hedefleyen gruplar arasında bulunuyor. Grup, enerji alanındaki açılımlarını ihaleye çıkarılan Diyarbakır?daki Çetin Barajı ve Hidroelektrik Santrali, Denizli?deki Adıgüzel II Barajı ihalesi için teklif verdi. Yine inşaat sektöründe olan ancak 2005 yılında Antalya Kemer?de açtığı yedi yıldızlı Sungate Port Royal Oteli ile turizmde de kendini belli eden Cengiz İnşaat da hidroelektrik santrali ihalelerini yakından takip ediyor. Grup, Rize?deki Dereköy Barajı, Ordu?daki Darıca Barajı ve Karaman?daki Gökdere Hidroelektrik Santrali için teklif verdi.
İnşaat ve turizm sektöründeki İçkale Şirketler Grubu ise bünyesinde bir enerji grubu oluşturuyor. Aralıktan bu yana enerji yatırımı ile ilgili çalışmalarını sürdüren grup, şimdiye kadar talip olduğu sekiz ihaleden Ordu Hidroelektrik Santrali ihalesini kazandı. İçkale Şirketler Grubu Enerji Grubu Koordinatörü Ayla Tutuş, grubun aslında Kırgızistan, Hindistan ve Romanya gibi ülkelerdeki enerji ihaleleriyle de ilgilenerek geçen yıl atılımlara başladığını ancak Türkiye?de enerji sektöründeki gelişmelerle iç pazara odaklandıklarını kaydediyor.
Şimdiye kadar devlet tekelinde olan enerji piyasasının özel sektör yatırımlarına açılması önümüzdeki yıllarda rekabetin artacağı sektöre girmek isteyen holdingleri de heyecanlandırıyor. Ancak enerji piyasası yapısı nedeniyle karışık ve uzmanlık gerektiren bir sektör. Bu nedenle enerjiye yeni giren grupların sektördeki deneyimli firmalarla rekabet şanslarının nasıl olacağı merak ediliyor. Arpacıoğlu, ?Sektöre sonradan giren yatırımcıların sektörde yıllardır faaliyet gösteren ve belli bir tecrübe seviyesine ulaşmış yerli ve yabancı şirketler karşısında rekabette ne kadar başarılı olacakları ayrı bir tartışma konusu? diyor.

8 Milyar Dolarlık Kaybı Kazanca Çevirmek
Limak Holding Denizli?de Büyük Menderes ve Adıgüzel Barajı gölalanı içinde bulunan Çal Hidroelektrik Santrali ve Mersin?de Pamuk Santrali üzerinde bulunan Pamuk Hidroelektrik Santrali?nin ihalesini aldı. Bunun yanında Seyrantepe, Tatar, Pembelik ve eylül ayında da Uzunçayır Hes ihalesini kazandı. Grup, mevcut yatırımların tamamlanmasıyla birlikte yılda 1 milyar kilowatsaat üzerinden bir elektrik üretim kapasitesine sahip olmayı planlıyor. Limak Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Özdemir, enerji sektörünün özellikle de elektrik enerjisinin grubun stratejik önem verdiği alanlardan biri olduğunu ifade ediyor.
Bunun yanında finans ve altyapı alanlarında yatırımları olan enerji sektörüne doğalgaz dağıtımıyla 2003 yılında giren Global Yatırım Holding, elektrik dağıtım sektöründe de söz sahibi olma hedefinde. Konya, Ereğli(Konya), Çorum, Uşak, Niğde-Nevşehir ve Denizli?de 30 yıllık doğalgaz dağıtım hakkını elinde bulunduruyor. Global, ayrıca Özelleştirme İdaresi tarafından ihaleye çıkarılan Sakarya-Bolu ve İstanbul Anadolu Yakası elektrik dağıtım ihalesi için de ön yeterlilik aşamasını geçti.
Savunma Sanayi alanındaki faaliyetleriyle tanınan Saran Group ise son dönemde enerji piyasasını yakından takip eden gruplar arasında geliyor. Daha çok elektrik dağıtım ihaleleriyle ilgilenen grup geçen yıldan bu yana Bursa enerji dağıtım ihalesinin ardından geçen hafta Erzurum Hidroelektrik Santrali ihalesini de kazandı. Grup, santral için 20 milyon dolar yatırım yapacağını da açıkladı.
Yerli Grupların büyüme planları için stratejik sektör olarak belirledikleri enerji sektöründe ön plana çıkan hidroelektrik enerjisi Türkiye?de önemli potansiyellere sahip. Türkiye her yıl akıp giden suyu enerjiye çeviremediği için 8 milyar dolar kaybediyor. Enerji sektöründeki özelleştirme süreci enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasını sağlayarak yerli kaynakların kazanımı için fırsatlar yatırımcılara da kar etme imkânı sunuyor. Bunu sağlıklı koşullarda ve iyi projelerle değerlendirecek gruplar ise enerjide serbest rekabet ve regüle bir piyasa yaratılmasına yardımcı olurken, bir sonraki elektrik kesintisinin beklenenden uzun olmamasını sağlayabilir.
Hidroelektrik santral yatırımlarıyla enerjide dışa bağımlılığın azaltılması hedefleniyor.